Hacc sizlerinde bildiği gibi İslamiyet öncesi de var olan bir gelenekti. Küçük bir farkla İslamiyetten önce Hac çıplak yapılırdı. Hac'da okunan telbiye de İslam'dan önce yine vardı. Şu şekildeydi:
"Lebbeyk allahümme lebbeyk.
Lebbeyk ve sadeyk.
Ma ehabbena ileyk"
Buyruğundayım, Allahım buyruğundayım!
Buyruğun başım üstüne! Ortağın yoktur senin!
Yalnızca tek ortağın var! O da senindir!
İslamiyet'ten sonra değiştirilerek şu şekilde okunmaya başlandı:
"Lebbeyk, Allahümme lebbeyk,
lebbeyke la serike leke lebbeyk,
innel’hamde ve’n ni’mete leke ve’l-mülk, la serike lek."
“Buyruğundayım Allahım, buyruğundayım!
Buyruğun başım üstüne, ortağın yoktursenin , buyruğundayım,
Hamd ve nimet senindir, ortağın yoktur senin!”
Mekke'nin fethi sonrasında Muhammed Kabedeki putları bir bir kırıp bir tekine dokunmamıştır: Hacer-ül Esved. O taşı bugün hacıların öpüp okşadığını biliyoruz. Nedeni de Muhammed'in bu taşı öpüp okşamasıdır. Bu taş çok kutsal çok önemli olmalı ki Muhammed bunu bırak yok etmeyi saygı göstererek bu putu okşayıp öpmüştür. Bunu Kütübü Sitte'den iki hadisle de ispatlayalım:
1315 - Ebu Davud ve Nesai'deki bir rivayet soyledir: "(Ibnu Omer) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), (tavafin) her savtinda rukn-i Yemani ve Haceru'l-Esved'i istilam etmeyi terketmezdi."
Ebu Davud, Menasik 48, (1876); Nesai, Hacc 156, (5, 231).
1316 - Buhari ve Nesai'de gelen bir diger rivayet soyle: "Bir adam Ibnu Omer (radiyallahu anhuma)'e Haceru'l-Esved'i istilam etme hususunda sormustu. Su cevabi aldi:
"Ben, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i, onu hem istilam eder hem de oper gordum..."
Adam tekrar sordu: "Pekala, sikisacak olsam, bana galebe calacak olsalar, (ne yapayimIbnu Omer (radiyallahu anhuma) kizgin bir eda ile: "Sorusu Yemen'de batasica, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i, onu hem istilam eder, hem oper gordum."
Buhari, Hacc 60; Nesai, Hacc 155, (5, 231).
Kabe 7 kez tavaf edildikten sonra Safa ile Merve tepeleri arasında da 7 kez koşarak gidilip gelinir buna "say" denir. Bu da hem İslamiyet'ten önce vardır hem de daha sonra İslam'da devam etmiştir. Bu iki tepe bir nevi puttu ve bu ikisi arasında koşmak da putlara yapılan ibadetti. Say edilmesinin İslamiyet'te bile sürdürülmesi önce Ashabtan bazı kişilerin tepkisini bile çekmişti.
Câhiliye döneminde Safa ile Merve tepeleri üzerinde iki put bulunmaktaydı. Umretul-Kaza esnasında müslümanlar; "Bu iki tepe arasında nasıl tavaf ederiz? Çünkü biz cahiliye döneminde bu iki put için burada sa'y ederdik. Şimdi biliyoruz ki putlara saygı göstermek ve Allah'dan başka her hangi bir şeye ibadet için yönelmek O'na şirk koşmaktır. Bu iki taş arasında tavaf etmemiz de bunlardan biridir. Allah tarafından bugün İslâm gelmiş bulunmaktadır. İbadet kastıyla onunla birlikte başka bir şeyi yüceltmek için bir yol bulunmamaktadır" diyerek, sa'yetmekten çekindiler. Bunun üzerine; "Muhakkak ki Safa ile Merve Allah'ın şeâirindendir..." âyeti nâzil oldu (İbn Cerir et-Taberî, Câmiu'l Beyân, Mısır 1968, II, 45)
Muhammed şayet putperest bir gelenek olan Haccı kaldırsaydı Mekke ekonomisinin can damarlarından birini kesmiş olacaktı ve o böyle bir hata yapmayacak kadar akıllıydı.
putperest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
putperest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Temmuz 2009 Perşembe
14 Şubat 2009 Cumartesi
İSLAM GERÇEKLERİ
* Putperestlik kendi yonttuğu taşa tahtaya tapma değildi. Onlar bu simgeleri kendileri ile Allah arasında bir aracı gibi görüyordu. Allah'a dileklerini iletmeleri seslerini duyurmaları için aracıydı putlar. Günümüzde putların yerini türbeler ve şıhlar almıştır.
*Bugünkünden farklı olarak Allah'ın üç kızı olduğuna inanılırdı. (Lat, Menat, Uzza) Günümüzde de bu ortakların yerine evliyalar şirk koşulmakta. (Yardım et Ya Hızır)
*Bu iki örneğe bakarsak şunu çok rahat söyleyebiliriz ki İslam putperest bir dindir. Yeni ve farklı bir şey değil eski dinde bir reformdur.
*İslam'dan önce besmele "Bismikallahümme" şeklindeydi. (Allah'ın adıyla) Muhammed bunu "Bismillahirrahmanirrahim" (esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla) şekline çevirdi.
*İslamdan önce de bir iki ufak farkla say sırasında söylenen "Lebbeyke lebbeyk Allahüme lebbeyk..." (Allah'ım sana geldim...) diye başlayan salat söylenirdi. Başlangıcı (lebbeyke lebbeyk Allahümme lebbeyk...) bugün de aynıdır.
*İslam'dan önce Arabistan'da Ateizm diye bir şey bilinmiyordu. Evet İslamdan asırlar önce Ateist Yunan filozofları vardı ama o kültür o gelişmişlik o bilim o felsefe düzeyi dönemin şahikasıydı. Grek medeniyetine bakarsak pek çok kavim 600'lü yıllarda Greklerin Milat önceki halinden çok daha gerideydi.
*Muhammed'den önce Arabistan'da putları reddeden "Hanif"ler vardı.
*Muhammed zamanında Arabistan'da sadece putperestlik değil Hıristiyanlık, Musevilik, Hanif dini, Rukus (Haniflikle Hıristiyanlığın karışımı bir din) dini de vardı. Kesinlikle aralarında din savaşı yoktu.
*Muhammed şansını ilk olarak ve sadece Medine'de denemedi bir ara İslam'ı Taif'te yaymaya kalkınca taşlanıp kovuldu.
*Muhammed taşlanarak Mekke'ye zor kaçtıktan sonra kan ve yara bere içinde bir yere oturmuşken onun halini gören Utbe ve Şeybe durumuna acıdı köleleriyle bir sepet üzüm gönderdiler. Daha sonra bunlar Bedir'de Muhammed'in askerlerince katledildi.
*Bedir'den sonra kör bir kuyuya savaşta ölen bazı Mekkelilerin kafaları vücutlarından kesilip ayrılarak getirilip atıldı. Muhammed kuyunun başına geçip aşağıya doğru bağırıp çağırdı beddua etti. Ömer ya Resullallah bunlar öldü seni duymazlar ki, dediğinde Muhammed onların kendisini Ömer'den daha iyi duyduğuna yemin etti. Bu yemin bize Muhammed'in ruh sağlığı konusunda bir şey anlatabilir.
*Muhammed Hatice'den çekinirdi. Hatice ölünceye kadar başka kadınla evlenmedi.
*Muhammed ilahına önce hanifler gibi "Rahman" demişti fakat kimse peşinden gelmeyince o da Kureyşiler gibi "Allah" demeye başladı.
*Hudeybiye barışında anlaşma yazılırken Muhammed "Yaz Ali bismillahirrahmanirrahim" deyince anlaşmada Mekkelileri temsil eden Süheyl hayır "Eskisi gibi bismikallahümme denecek!" dedi Muhammed "Peki Süheyl'in dediği gibi yaz fark etmez" dedi.
*Kuran'da Allah iki yüz kereden fazla yemin eder yüreği yeten saysın bazı örnekler açıp bu ayetleri bakarsanız "andolsun"u görürsünüz: BAKARA SURESİ / 65),(BAKARA SURESİ / 87),(BAKARA SURESİ / 92), (BAKARA SURESİ / 96),(BAKARA SURESİ / 99),(BAKARA SURESİ / 102),(BAKARA SURESİ / 130),(BAKARA SURESİ / 145),(BAKARA SURESİ / 155),(AL-İ İMRAN SURESİ / 13),(AL-İ İMRAN SURESİ / 81),(AL-İ İMRAN SURESİ / 123),(AL-İ İMRAN SURESİ / 143),(AL-İ İMRAN SURESİ / 152),(AL-İ İMRAN SURESİ / 155), (AL-İ İMRAN SURESİ /157) ....................... liste böyle uzayıp gidiyor. Aceba bu kadar çok yemin etmek Allah'ın bir özelliği mi yoksa yalancı bir adamın özelliği olabilir mi?
*Kuran'da Allah "incire ve zeytine" "güneşe, aya ve yıldızlara" "deve derisine" "yükseltilmiş tavana" "denize" "atlara" yemin ediyor. Allah kendi yarattığı şeyler üzerine yemin ediyor. Çok ilginç. Bakın Allah nelere yemin ediyor.
*Kuranda "Canı çıksın" "Allah onların canını alsın" "Allah onları kahretsin" diye ayetler var yoksa bunları diyen Allah değil de başka birisi mi?
*Kuran'ın Allah'ı hızını alamıyor bakın neler diyor "aşağılık maymunlar" "susamış develer", "geberesiceler","eşekler".... Bu nasıl bir Allah kızıyor küfrediyor yemin ediyor beddua ediyor. İlginç bir Allah....
*Kuranın Allah'ı biraz tuhaftır yaratıklarından yardım ister: "Ey iman edenler, eğer siz Allah'a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır." (MUHAMMED SURESİ / 7)
Yalnız Allah hangi surede yardım istemiş dikkat!
Hatta Allah ara sıra paraya sıkışıp borç ister: "Allah'a güzel bir borç verecek olan kimdir? Artık Allah, bunu onun için kat kat arttırır. Onun için 'kerim (üstün ve onurlu) bir ecir vardır." (HADİD SURESİ / 11)
Ama bak faiziyle ödüyormuş vay faizci Allah vay.
*Bugünkünden farklı olarak Allah'ın üç kızı olduğuna inanılırdı. (Lat, Menat, Uzza) Günümüzde de bu ortakların yerine evliyalar şirk koşulmakta. (Yardım et Ya Hızır)
*Bu iki örneğe bakarsak şunu çok rahat söyleyebiliriz ki İslam putperest bir dindir. Yeni ve farklı bir şey değil eski dinde bir reformdur.
*İslam'dan önce besmele "Bismikallahümme" şeklindeydi. (Allah'ın adıyla) Muhammed bunu "Bismillahirrahmanirrahim" (esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla) şekline çevirdi.
*İslamdan önce de bir iki ufak farkla say sırasında söylenen "Lebbeyke lebbeyk Allahüme lebbeyk..." (Allah'ım sana geldim...) diye başlayan salat söylenirdi. Başlangıcı (lebbeyke lebbeyk Allahümme lebbeyk...) bugün de aynıdır.
*İslam'dan önce Arabistan'da Ateizm diye bir şey bilinmiyordu. Evet İslamdan asırlar önce Ateist Yunan filozofları vardı ama o kültür o gelişmişlik o bilim o felsefe düzeyi dönemin şahikasıydı. Grek medeniyetine bakarsak pek çok kavim 600'lü yıllarda Greklerin Milat önceki halinden çok daha gerideydi.
*Muhammed'den önce Arabistan'da putları reddeden "Hanif"ler vardı.
*Muhammed zamanında Arabistan'da sadece putperestlik değil Hıristiyanlık, Musevilik, Hanif dini, Rukus (Haniflikle Hıristiyanlığın karışımı bir din) dini de vardı. Kesinlikle aralarında din savaşı yoktu.
*Muhammed şansını ilk olarak ve sadece Medine'de denemedi bir ara İslam'ı Taif'te yaymaya kalkınca taşlanıp kovuldu.
*Muhammed taşlanarak Mekke'ye zor kaçtıktan sonra kan ve yara bere içinde bir yere oturmuşken onun halini gören Utbe ve Şeybe durumuna acıdı köleleriyle bir sepet üzüm gönderdiler. Daha sonra bunlar Bedir'de Muhammed'in askerlerince katledildi.
*Bedir'den sonra kör bir kuyuya savaşta ölen bazı Mekkelilerin kafaları vücutlarından kesilip ayrılarak getirilip atıldı. Muhammed kuyunun başına geçip aşağıya doğru bağırıp çağırdı beddua etti. Ömer ya Resullallah bunlar öldü seni duymazlar ki, dediğinde Muhammed onların kendisini Ömer'den daha iyi duyduğuna yemin etti. Bu yemin bize Muhammed'in ruh sağlığı konusunda bir şey anlatabilir.
*Muhammed Hatice'den çekinirdi. Hatice ölünceye kadar başka kadınla evlenmedi.
*Muhammed ilahına önce hanifler gibi "Rahman" demişti fakat kimse peşinden gelmeyince o da Kureyşiler gibi "Allah" demeye başladı.
*Hudeybiye barışında anlaşma yazılırken Muhammed "Yaz Ali bismillahirrahmanirrahim" deyince anlaşmada Mekkelileri temsil eden Süheyl hayır "Eskisi gibi bismikallahümme denecek!" dedi Muhammed "Peki Süheyl'in dediği gibi yaz fark etmez" dedi.
*Kuran'da Allah iki yüz kereden fazla yemin eder yüreği yeten saysın bazı örnekler açıp bu ayetleri bakarsanız "andolsun"u görürsünüz: BAKARA SURESİ / 65),(BAKARA SURESİ / 87),(BAKARA SURESİ / 92), (BAKARA SURESİ / 96),(BAKARA SURESİ / 99),(BAKARA SURESİ / 102),(BAKARA SURESİ / 130),(BAKARA SURESİ / 145),(BAKARA SURESİ / 155),(AL-İ İMRAN SURESİ / 13),(AL-İ İMRAN SURESİ / 81),(AL-İ İMRAN SURESİ / 123),(AL-İ İMRAN SURESİ / 143),(AL-İ İMRAN SURESİ / 152),(AL-İ İMRAN SURESİ / 155), (AL-İ İMRAN SURESİ /157) ....................... liste böyle uzayıp gidiyor. Aceba bu kadar çok yemin etmek Allah'ın bir özelliği mi yoksa yalancı bir adamın özelliği olabilir mi?
*Kuran'da Allah "incire ve zeytine" "güneşe, aya ve yıldızlara" "deve derisine" "yükseltilmiş tavana" "denize" "atlara" yemin ediyor. Allah kendi yarattığı şeyler üzerine yemin ediyor. Çok ilginç. Bakın Allah nelere yemin ediyor.
*Kuranda "Canı çıksın" "Allah onların canını alsın" "Allah onları kahretsin" diye ayetler var yoksa bunları diyen Allah değil de başka birisi mi?
*Kuran'ın Allah'ı hızını alamıyor bakın neler diyor "aşağılık maymunlar" "susamış develer", "geberesiceler","eşekler".... Bu nasıl bir Allah kızıyor küfrediyor yemin ediyor beddua ediyor. İlginç bir Allah....
*Kuranın Allah'ı biraz tuhaftır yaratıklarından yardım ister: "Ey iman edenler, eğer siz Allah'a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır." (MUHAMMED SURESİ / 7)
Yalnız Allah hangi surede yardım istemiş dikkat!
Hatta Allah ara sıra paraya sıkışıp borç ister: "Allah'a güzel bir borç verecek olan kimdir? Artık Allah, bunu onun için kat kat arttırır. Onun için 'kerim (üstün ve onurlu) bir ecir vardır." (HADİD SURESİ / 11)
Ama bak faiziyle ödüyormuş vay faizci Allah vay.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)