20 Haziran 2009 Cumartesi

BİR TUHAF PEYGAMBERLİK HİKAYESİ

Tevrat'ta Rab Musa'yı Mısır'a peygamber olarak göndermeye karar veriyor. Mısırlılar inansın diye de ona bazı mucizeler veriyor mesela Musa değneğini yere atınca değneği yılan oluyor, elini koynuna sokup dışarı çıkınca eli ay gibi bembeyaz parlıyor.

Şimdi devamına bakalım:

Çık.4: 10 Musa RAB'be, "Aman, ya Rab!" dedi, "Ben kulun ne geçmişte,ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim."

Çık.4: 11 RAB, "Kim ağız verdi insana?" dedi, "İnsanı sağır, dilsiz,görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim?

Çık.4: 12 Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemengerektiğini sana öğreteceğim."

Çık.4: 13 Musa, "Aman, ya Rab!" dedi, "Ne olur, benim yerimebaşkasını gönder."

Çık.4: 14 RAB Musa'ya öfkelendi ve, "Ağabeyin Levili Harun var ya!"dedi, "Bilirim, o iyi konuşur. Hem şu anda seni karşılamaya geliyor. Seni görünce sevinecek.

Çık.4: 15 Onunla konuş, ne söylemesi gerektiğini anlat. İkinizinkonuşmasına da yardımcı olacak, ne yapacağınızı size öğreteceğim.

Çık.4: 16 O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuşacak. Sende onun için Tanrı gibi olacaksın.

Musa dili tutuk diye yapamam diyor ve Allah da ona yardımcı bir peygamber veriyor ki Harun sonradan Musa'ya kanti atacak. Altın buzağıya milleti taptırıp Allah'la Musa'yı bir güzel kandırıp kerizleyecek. Yanına Harun'u vermektense Allah Musa'nın dilini düzeltse olmaz mıydı? Yapamaz mıydı? Aklına mı gelmedi? Hadi bunları geçelim Harun'un kendisini ve Musa'yı kandıracağını da mı bilmiyordu? İşte bir kutsal(?) kitaptan ayetler.

Hiç yorum yok: