Alevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2017 Çarşamba

TÜRKİYE’DE ÖTEKİ ( ALEVİ, EŞCİNSEL, ATEİST, FEMİNİST… VS.) OLMAK YASAKTIR!




Türkiye’de siyasi iktidarın kafasında canlandırdığı ideal vatandaş profilinin dışına çıkmak yasak. Evet, bildiğin yasak. Türkiye’de eşcinsel olmak, Alevi olmak, sol görüşlere sahip olmak, AKP’yi sevmemek, Hristiyan olmak, Ateist olmak, mini etek giymek yasak. Kanunlarımızda “gay ya da lezbiyen olmak yasaktır” yahut “Alevilik yasaktır” şeklinde bir ibare yok. Ama zaten böyle bir şeye gerek de yok. Böyle bir kanun hükmü olmadan da bâzı şeyleri yasaklayabilirsiniz. AKP 2002’de iktidara gelirken bol bol özgürlük vaat etti. ( Gerçi öğretmenlikte KPSS’yi kaldırmayı, atanamayan öğretmen saçmalığına bir son vermeyi de vaat etti, çay ve simit hesabı yapan Erdoğan insanımızın asgari geçim şartlarını iyleştirmeyi de vaat etti. Bunlardan kaçını gerçekleştirdi orası tartışılır ama bunlar vaat edildi. ) Ama geçen zaman içinde görüldü ki AKP’nin özgürlükten anladığı doğayı talan etme özgürlüğü, ağaç kesme özgürlüğü, sağa sola çirkin ve devasa beton yığını AVM’ler dikme özgürlüğü, mülakatlarla getirilen torpil özgürlüğü ve Erdoğan’ın sağa sola küfretme özgürlüğü ( “adi, şerefsiz, ananı al, sinsi virüs, alçak, edepsiz, cibiliyeti bozuk…” bugüne değin hiçbir cumhurbaşkanının ağzından çıkmış laflar değil) bunun dışında pek bir özgürlük getirdiklerine şahit olamadık.
            Gelelim yasaklara… Eşcinsel olmak yasak, dedim. Bu sene Onur Yürüğyüşü’ne izin verilmemesi dururken eşcinselliğin yasak olup olmadığını tartışmak aslında abesle iştigal. Yine de bir soralım:  Eşcinsel bir insan sevgilisiyle bir yerlerde buluşup el ele gezebiliyor mu, sevdiği kişiyle evlenebiliyor mu, cinsel kimliğini gizlemeden bırak memurluğu, herhangi bir iş bulabiliyor mu? Giyim kuşamı ve tavırları nedeniyle başkasının yaşam tarzını kendine dert edinmiş bir sığır tarafından taciz edilme ve hatta öldürülme riski altında mı, değil mi? Trans ve travesti cinayetleri var mı yok mu? Bu durum karşısında devlet eşcinselleri korumak için caydırıcı cezalar uyguluyor mu? Kürtaj, giyim kuşam, dükkan tabelaları, çocuk sayısı, alkollü içki tüketimi hatta ve hatta vatandaşın kondom kullanıp kullanmamasına, doğum kontrol hapı alıp almamasına kadar  üstüne vazife olan olmayan her konuda konuşan bir kamu görevlisi çıkıp da “ Eşcinsellere saldırmayın, onlar da insan evladıdır; yazıktır ” diye bir şey söylüyor mu? O halde şimdi bir kere daha düşünelim Türkiye’de eşcinsel olmak yasak mı değil mi?
            Türkiye’de Alevi olmak da yasak. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tüzüğünde cemevlerini “ibadet yeri" olarak nitelendiren ifadeler nedeniyle Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği hakkında kapatma davası açmıştı. Dernek kapatıldı. Bir cemevi yaptırma derneğini kapatmak aslında Aleviliği yasaklamaktır. Çünkü cemevi olmazsa cem ayinleri de olmaz. Cemevi yaptırma derneğini kapatmak aslında Alevilerin cem yapmasını önlemektir yani Aleviliği yasaklamaktır.[1] Zaten Alevilerin cem yapmasını önlemek için akla hayale gelmedik kepazelikler yaşanıyor. Bir süre önce Alevi bir vekilin TBMM’de cemevi için önerge verilmesi üzerine AKP “Alevilik, ayrı din değil.” Gerekçesiyle cemevine karşı çıktı. Oysa senden cemevi isteniyor ayrı ya da değil bunun konuyla alakası yok, hem Aleviler dururken bu saptama sana düşmemiş.[2] Bundan başka Sivas katliamının sanıkları tahliye olunca en yetkili ağızlardan “Vatana millete hayırlı olsun”[3] sözlerini duymak tüylerimizi diken diken etti. Otel yakanların avukatları milletvekili yapılarak ödüllendirildi.[4] Dahası aynı yetkili ağız Aleviler için: “Bunların Hazreti Ali ile alakaları yok” ve “Alevilerin sorunları Kürtlerden fazladır söylemi doğru değil. Onların sesleri fazla çıkıyor” sözlerini de sarf etti.[5] Devletin en yetkili ağızları Aleviler için böyle hasımane davranıp Alevileri adeta hedef olarak gösterir ve Alevi katillerinin avukatlarını ödüllendirirse, Alevilere cem yaptırmamak ve cemevi açtırmamak için canla başla zorluklar çıkarılırsa aklı başında olan herkes aslında Aleviliğin yasak olduğunu anlayacaktır.
            Sanırım anlatmak istediğim anlaşıldı. Bu aralar en yasak olan yasak da malum Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2016'da Cumhurbaşkanına ve devletin organlarına karşı hakaret suçlamasından 46 binden fazla işlem yapıldı. 12-15 yaş arası 102 çocuk, 15-18 yaş arası 138 çocuk işlem yapılan kişiler arasında bulunuyor. Allah’tan bu rakamları vermek yasak değil. ( O da şimdilik )


[1] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/232728/_Cemevi_ibadethane_degildir_.html#
[2] http://www.gazetevatan.com/aygun--diyanet-in-fetvalari-alevileri-ilgilendirmez-463683-gundem/
[3] http://t24.com.tr/haber/basbakan-sivas-davasindaki-zaman-asimina-hayirli-olsun-dedi,199225
[4] http://odatv.com/sivasin-katilleri-akpnin-bakanlari-0207131200.html
[5] http://www.radikal.com.tr/politika/erdogan-alevilik-din-degil-ali-ile-alakalari-yok-1122494/

1 Ağustos 2012 Çarşamba

MALATYA’DA YAŞANAN REZALETİN FAİLLERİ ANKARA’DADIR!

Malatya’da yaşanan rezaleti duymayan kalmadı. Biz yine de olayı anlatalım: Malatya’nın Sürgü beldesinde  ramazan davulcusuna evde hastaları olduğu için evin önünde davul çalmaması yönünde bir uyarıda bulunan Alevi ailenin başına neler geldi… Tekbir haykırışları, İstiklal Marşı ve “Sürgü Alevilere mezar olacak” “Sivas’taki gibi sizi yakacağız” “Kızılbaş p*çler” gibi hayvani homurtular eşliğinde onlarca kuduz, evi taş yağmuruna tuttu ve camı çerçeveyi indirdiler. Yetmedi evi yakmaya kalktılar ev yanmadı ama ailenin ahırı yandı. Bu kontrolden çıkmış güruhtan gözaltına alınan olmadı, şu ana değin bir soruşturma da açılmadı.
Kudurmuş bir güruh evi taşlıyor, camları kıran koca taşlar evin içine giriyor, aynen Sivas’taki gibi insanlar diri diri yakılmaya kalkışılıyor ve sıkı durun olay yeri tutanağında yaşananlar adam öldürmeye teşebbüs değil de “mala zarar verme” olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu devlette Alevi öldürmek suç değil. 50-60 kişilik güruh evi taş yağmuruna tutuyor, evi yakmaya kalkıyor ve Arınç bunun için “büyütüldüğü kadar vahim bir olay değil” diyor. Malatya Valisi olayda büyütülecek bir şey olmadığını söylüyor. Belde’nin AKP’li Belediye Başkanı aileye: “Burayı terk edin.” diyor. Yani mülki amirler saldırıya uğrayan vatandaşları değil onlara saldıranları kolluyor ve belediye başkanının yaptığı gibi aileyi kovarak adeta bu saldırıya ortak oluyor. Bir kişi bile çıkıp da bu olay kabul edilemez alçak ve faşist bir saldırıdır, demiyor.
Sanırım bu alçakların kimden cesaret aldığını siz de tahmin ediyorsunuz ama ben yine birkaç küçük hatırlatma yapayım. Şu an başbakan olan zat belediye başkanıyken gecenin saat üçünde Karacaahmet Cemevi’ni yıkmak için belediyenin dozerlerini yollamıştı. Aynı kişi “Cemevi cümbüş evi” diyerek milyonlarca Alevi vatandaşımızın inancıyla alay etmişti. Kendisi ve partisinden bazı isimler defalarca kez Alevlere hitaben “Ali’yi sevmek Alevilikse ben senden daha Alevi’yim” demişti. Ekibi ve kendisi Alevilerin taleplerine ve AİHM’nin kararına rağmen Alevilere Sünni inancını dayatan zorunlu din eğitimini kaldırmadı. Meclis’te cemevi isteyen milletvekilinin talebi reddedildi. Cezaevindeki Alevi bir mahkumun bir Alevi dedesiyle görüşme isteği İslam’da dede yok sen de Müslümansın diye reddedildi. Seçim öncesi defalarca kez Erdoğan mitinglerde Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu vurgulayarak onu yuhalattı. AKP Sivas katliamının bazı faillerinin zaman aşımından yararlanmasını engellemek için CHP’nin verdiği kanun teklifini reddederek eli kanlı katillerin serbest bırakılmasını sağladı. Yetmedi Erdoğan tahliyeler için: “Vatana millete hayırlı olsun.” dedi. Sivas katillerinin avukatları AKP’den milletvekili yapılarak ödüllendirildi.
Bütün bunlar yetmedi üstüne Erdoğan Necip Fazıl’ın kin ve düşmanlık fışkıran dizelerini okudu ve “dinine ve kinine sahip çıkan” bir nesil istedi. İşte Erdoğan’ın istediği kinci güruh şu an devrede. Kendisini tebrik ediyorum. Malatya’daki kuduzlar mesajı almış ve işe koyulmuşlar. Yarın bir gün başka bir yerde bir başka kudurmuş güruh da  Alevilere saldırırsa bunun sorumlusunun kimler olacağı sanırım şimdiden belli. Yıllarca iğrenç inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla Alevileri canından bezdirip sonunda ipleri iyiden iyiye kopardınız. Eğer devlet Alevileri korumazsa Aleviler kendilerini korumaya başlayacaktır. İşte o zaman göreceksiniz siz Alevilere imha ve asimilasyonu dayatıp dayatamayacağınızı.