30 Ağustos 2009 Pazar
ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLEN RESULULLAH
Fasıl : KİTÂBÜ`L-VUDÛ`
Konu : Kısas
Ravi : Enes b. Mâlik
Başlık : HÂRRE VAK`ASI
Hadis : Şöyle demiştir: Ukl veya Ureyne kabîlelerinden bâzı kimseler (Medîne`ye) geldiler. (Tutuldukları) mîde ağrısından (veya istiskâ hastalığından) dolayı Medîne`de ikâmet etmek istemediler. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Beytü`l-mâl-i Müslimîne âid) sütlü develerin bulunduğu yere gidip develerin bevillerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. (Oraya) gittiler. Sıhhat bulunca Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`in çobanını öldürüp ve develerini önlerine katıp götürdüler. Bu haber sabah vakti geldi. (Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem) arkalarından (adam) koşturdu. Gün yükselince herifleri getirdiler. (Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem kısâs olarak) ellerinin, ayaklarının kesilmesini emretti. (Bu cânîlerin) gözleri de oyulup Harre (denilen yere) atıldılar ki (ölünceye kadar) su istediler de kendilerine su verilmedi.
HadisNo : 172
Şimdi burada adamlar çobanı katletmiş elbette öldürülmeleri kısas gereği denilebilir. Fakat Muhammed bu işi kalplerine kılıç saplayarak ya da başlarını kestirerek yapabilirdi. Kollarını ve ayaklarını kestirip gözlerini oydurup güneşin altında ölüme terkedilmeleri nasıl bir insafa sığar? Her nedense davranışlarını hadislere göre ayarlayan ( Mesela günde 5 vakit namaz hadis üzeredir. Kuran’da namaz günde üç vakittir) hadislere uygun yaşayan Müslümanlar bu tarz işlerine gelmeyen hadisleri büyük bir rahatlıkla reddedebiliyorlar. Ama “yok yok” demekle yok olmuyor işte. Artık 21. yüzyıl kafası 21. yüzyıl aydınlanması bir şeyleri değiştiriyor internetin de sayesinde dinlerdeki vahşeti ve pisliği gören insanların sayısı gün geçtikçe artıyor Turan Dursun öldü ama ardından binlerce Turan Dursun yetişti. Dinler tarihin çöplüğünü boylayacaktır bloğumda sildiğim küfürlü mesajlar da can çekişen bir dinin inanırlarının ağzından çıkan son feryatlarıdır. Devam edin küfürlerinize bu ancak beni daha da motive edecektir.
16 Nisan 2009 Perşembe
İSLÂM'DA KÖLELİK MEŞRUDUR
BAKARA SURESİ / 177, BAKARA SURESİ / 178, BAKARA SURESİ / 221, NİSA SURESİ / 92, MAİDE SURESİ / 89, TEVBE SURESİ / 60, MÜ'MİNUN SURESİ / 47, NUR SURESİ / 32, NUR SURESİ / 33, ŞUARA SURESİ / 22, ZÜMER SURESİ / 29, MÜCADELE SURESİ / 3, BELED SURESİ / 13
Nahl suresinde bakınız Allah ne buyurmuş:
"Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.(NAHL - 75)"
İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.(Bakara-221)
Bu da bir başka incisi Kuran'ın iman eden köle bile olsa hür olan müşrikten daha hayırlıdır derken bile kölelere karşı zımnen bir aşağılama olduğu ortada. Evet bazı sureler köle azat etmeyle ilgili ama bunlar tutulamayacak bir yemin karşılığında veya bir günahın kefareti vb. karşısında dır. Yani köleliği kaldırma amacı güdülmemiştir. Kaldı ki Muhammed bizzat kendisi köle satın almıştır, hediye etmiştir.
Hadislere de bakarsak köleliği kaldırmak şöyle dursun İslam'ın bu köleci düzeni daha da bir sağlamlaştırmaya hizmet ettiğini görürüz. Mesela Muhammed ve Allah kölelerin kaçmasını istemezler. Sahibi en ağır işlerde çalıştırsa da sövse de dövse de köle kaçmamalıdır. Sahibine itaat etmelidir tıpkı musibetler karşısında Allah'a isyan etmeyen hatta haline şükreden kul gibi olmalıdır. Hatta sahibinden kaçan kölenin namazı kabul olmuyor.
Fasıl : AZAD MÜDEBBER KILMA; MUKATEBE VE KÖLE İLE MUSAHABE
Konu : Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı
Ravi : Cerir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet (garanti) kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez."
HadisNo : 4163
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : İmamın Vasfı
Ravi : Ebu Ümame
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki, onların namazları kulaklardan öte geçmez: 1) Dönünceye kadar, kaçan köle. 2) Geceyi, kocası kendisine dargın olarak geçiren kadın. 3) Kavminin nefret ettiği imam."
HadisNo : 2801
Hatta köle efendisine itaat etmeli ki Cennet'e girsin. Efendisini hoşnut etmeyen köle Cennet'e de giremiyor.
Fasıl : KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu : Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (ve azla yetinerek) iffetini koruyan, biri de Allah'a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi."
HadisNo : 5140
Efendinin işini hizmetini iyi görsün diye Allah köleyi bile bir ibadetten muaf tutmuştur ki köle önce efendiye hizmet etsin.
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Cuma Namazının Fazileti Vücubu Ve Ahkamı
Ravi : Tarık İbnu Şihab
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk`dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: köle, kadın, çocuk ve hasta."
HadisNo : 2853
Hatta Allah'ın kulu üzerindeki hakkı gibi efendinin köle üzerinde hakkı var. Efendinin onayını almayan köle evlenirse nikahı geçersiz oluyor.
Fasıl : NİKAH BÖLÜMÜ
Konu : Veliler Ve Şahidler
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi köle, efendilerinin izni olmadan evlenirse zanidir."
HadisNo : 5655
26 Mart 2009 Perşembe
HADİSLERDE ŞEYTAN
Muhammed'e göre Şeytan yer içer. Biz davet etmesek de ara sıra akşam yemeğine uğrayıp bir kayıntı çeker:
Fasıl : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Yeme Adabı
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi evine döndüğü zaman içeri girerken ve yemek yerken Allah`ın adını zikrederse, şeytan (avenelerine): "Size burada gecelemek de yok akşam yemeği de yok!" der. Ama kişi, eve girerken Allah`ı zikreder fakat akşam yemeğini yerken zikretmezse, şeytan (avenelerine): "Akşam yemeğine kavuştunuz ama burada gecelemeniz mümkün değilr der. Adam eve girerken ve yemeğe başlarken "Bismillah!" diyerek Allah`ı zikretmezse, şeytan (avanelerine): "Yemeğe de yetiştiniz, yatmaya da!" der."
HadisNo : 3873
Şeytan arasıra bir yerlerden içimize girip damarlarımızda seyahat eder:
Fasıl : Nefsin Afetlerine Temas Eden Hadisler
Konu : Nefisle İlgili Eedebe Giren Hadisler
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şeytan insanoğlunda, kanın cereyanı gibi cereyan eder." HadisNo : 5904
Muhammed'e göre Şeytan solaktır:
Fasıl : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Yeme Adabı
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin. Çünkü şeytan soluyla yer içer."
HadisNo : 3874
Muhammed'e göre Şeytan kapkaççıdır, efendi efendi namaz kılarsanız bir şey yapmaz ama namaz kılarken sağa sola bakarsanız kaptığı gibi kaçar. Lakin neyi kapıp kaçar orası muğlak.
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Sekiz Şartı - Başka Meşguliyeti Terk
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah`a namazda sağa sola bakmak (iltifat) hususunda sordum. Şu cevabı verdi: "Bu bir kapıp kaçırmadır. Şeytan kulun namazından kapar kaçırır.
HadisNo : 2716
Eyvahlar olsun! Şeytan sağa sola bakan kulun bile namazından kapıp kaçırıyorsa sağı solu kontrol etmeden rükuya varan kula kimbilir ne yapar!
Şeytan yiyip içiyor ya hani e normal olarak da yiyen içen her canlı gibi o da işer s..ar. Yalnız anormal olan üzerimize işeyip s..ar.
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Gece Namazı
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav)`ın yanında bir adamın zikri geçti ve sabaha kadar uyuduğu namaza kalkmadığı söylendi. Aleyhissalatu Vesselam: "Bu adamın kulağına şeytan işemiştir" buyurdu.
HadisNo : 3010
Şeytan hassas ince ruhlu bir tecavüzcüdür eğer et kokarsanız şehvet ve şefkatini uyandırırsınız olacaklardan biz (Ben resulünüz ve sevgili uşağım Allah CC) sorumlu değiliz. Gibi bir mana çıkıyor sanki şu hadisten:
Fasıl : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Yeme Adabı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resullullah (sav) buyurdular ki: "Şeytan muhakkak ki hassastır, cidden pek hassastır. Kendinizi ondan sakındırın. Kim elinde et kokusu olduğu halde geceler, sonra da kendisine bir fenalık ulaşırsa sakın ha nefsinden başkasını suçlamasın."
HadisNo : 3889
Bence Muhammed bunu hastayken yüksek ateş içinde sayıklamış enayinin teki de vayy ne hikmetli laf deyip yazmış.
Muhammed'e göre aramızda invizibıl (görünmez) melekler ve şeytanlar dolaşmakta ama horozlar melekleri eşekler de şeytanları görebilmekte fakat Allah eşeğe verdiği bu mahareti bizlerden esirgemiş. Yani bir eşek kadar bile değerimiz yok. Seni gidi Allah senii...
Fasıl : MUHTELİF NEV`E GİREN HADİSLER
Konu : Muhtelif Nev`de Hadisler
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, Allah`tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah`a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür."
HadisNo : 5950
Namaz kılan cemaat dip dibe namaz kılmaz da arada boşluklar bırakırsa Şeytan da araya girip cemaatle beraber namaz kılar:
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Me`mum (İmama Uyan) İle İlgili Hükümler
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Safları düz kılın, omuzları bir hizaya getirin, aradaki boşlukları kapatın, kardeşlerinizini (sizi düzeltmeye çalışan) ellerine arşı nezaketli olun. Arada şeytan gedikleri bırakmayın. Kim safa kavuşursa Allah ona kavuşur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar." HadisNo : 2817
Yiyen içen bir canlı ara sıra da kusar tabii, şeytan da kusuyormuş:
Fasıl : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Yeme Adabı
Ravi : Ümeyye İbnu Mahşiyy
Hadis : Resulullah (sav) otururken bir adam besmele çekmeden yemek yiyordu. Yemeğini yemiş, geriye tek lokması kalmıştı. Onun ağzına kaldırırken: "Bismillahi evvelehü ve ahirahu" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) güldü ve: "Şeytan onunla birlikte yemeye devam etti. Ne zaman ki Allah`ın ismini zikretti, karnındakileri hep kustu" buyurdu.
HadisNo : 3872
Mide bulandırıcı bir hadis ıyy...
Muhammed'e göre Şeytan geceleri farelerle ittifak kurup evinizi kundaklar.
Fasıl : MUHTELİF NEV`E GİREN HADİSLER
Konu : Muhtelif Nev`de Hadisler
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Bir fare gelerek çektiği bir fitili Resulullah (sa)`ın önüne, üzerinde oturmakta olduğu hasır minderin üstüne bırakıp gitti. Fitil, hasırdan bir dirhem kadar bir yer yaktı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Uyuyacağınız zaman kandillerinizi söndürün. Zira şeytan, böylelerine rehberlik edip böylesi işler yaptırarak sizi yakar" buyurdular.
HadisNo : 5946
Bunu sıradan bir insan söylese ya "Çüş!" deriz ya da nazik olmak istersek "Cozuttun mu sen?" deriz. Ama peygamber deyince hikmetli bir söz oluyor. Bu arada şeytanın canı kundakçılık yapmak isterse neden fareyle işbirliği yapıyor ki, farenin yardımı olmadan yapamaz mı sanki?
Şeytan uyurken solunuzdan yaklaşıp size kötü rüya göstertir uyanınca sol tarafınıza dönüp halıya tükürün şeytan artık size zarar veremez fakat hanımınız böyle bir pislik yaparsanız canınıza okur kuvvetle muhtemel. Ama siz yine de yapın, neden mi? İşte şu yüzden:
Fasıl : RÜYA TABİRİ BÖLÜMÜ
Konu : Rüya Ve Rüya Adabına Dair
Ravi : Ebu Katade
Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Rüya Allah`tan dır. Hulm (sıkıntılı rüya) şeytandandır. Öyle ise, sizden biri, hoşuna gitmeyen kötü bir rüya (hulm) görecek olursa sol tarafına tükürsün ve ondan Allah`a istiaze etsin (sığınsın). (Böyle yaparsa şeytan) kendisine asla zarar edemiyecektir."
HadisNo : 958
Muhammed'e göre kocası yokken yabancı kadınların yanına giderseniz şeytan size tecavüz ettirir. Sakın kadınlar yalnızken yanlarına varmayın sonra Allah muhafaza tecavüzcü olup çıkarsınız.
Fasıl : SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ
Konu : Seferden Dönüş
Ravi :
Hadis : Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "[Resulullah (sav):] "Kocası gurbette olan (yabancı) kadınların yanına girmeyin, Zira şeytan, herbirinizin içinde, vücudunuzda kanın dolaştığı gibi, (kendisini hissettirmeden) dolaşır" buyurdu. Biz atılıp sorduk: "Sende de dolaşır mı?" "Bende de (dolaşır), ancak Allah bana yardım etti de (şeytanım) müslüman oldu."
HadisNo : 2200
Ne sapıkça ne iğrenç bir hadis. İnsana hakaret bir hadis, hem kadını hem erkeği aşağılayan çok çirkin bir hadis. Tabii Muhammed şeytanın Müslüman belli, nerden belli? Zeyd yokken eve gidip Zeynep'i açık saçık görülüp kadına vurulmandan ve yuvalarını yıkmandan belli.
Bir başka hadise göre de Şeytan namaz kılarken gelir ve namazın sonundaki tesbihatı unutturur hatta yatağa girdiğinizde artık ninni mi söyler yatağı mı sallar bilinmez gelip sizi siz Allah'ın adını zikretmeden uyutur.
Fasıl : DUA BÖLÜMÜ
Konu : İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki haslet -veya iki hallet - vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir." (Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (sav)`ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür, "ikinci haslet" ise yatağa girince Allah`a yüz kere teşbih, tekbir ve tahmid`de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)" Resulullah (sav) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti: "Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?" "Bunları niye söylemiyelim ey Allah`ın Resulü?" dediler. Şu cevabı verdi: "Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkan vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."
HadisNo : 1880
Sakın ha esnemeyin Allah siz esneyince ifrit olur. Namaz kılarken esnerseniz bunu şeytan yaptırır ama siz namaz kılarken esnemeyin şeytana değil de size günah olur. Allah'ın gücü Şeytan'a yetmez ama sizi bir güzel kızartır.
Fasıl : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Hapşırma Ve Esneme Hakkında
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah`a hamdederse, bunu işiten her müslüman üzerine, yerhamukallah demesi hak (bir vazife)dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkan nisbetinde kendini tutsun ve "hah" diye ses çıkarmasın. Zira buy şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir."
HadisNo : 3397
Şeytan zamanının büyük bir kısmını Kadıköy'deki Zeynep Kamil Hastanesi'nde ya de çeşitli sağlık kurumlarının doğum kliniklerinde geçirir. Habire hastane hastane koşar ömrü ebelere kadın doğum doktorlarına refiklikle geçer.
Fasıl : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Al-i İmran Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular: "Yeni doğan her insan yavrusuna, doğduğu anda şeytan mutlaka bir dürter. Yavru, onun dürtmesi (nin verdiği rahatsızlık) sebebiyle bağırarak ağlar. Hazret-i Meryem ve onun oğlu İsa bundan hariçtir." Ebu Hüreyre sözüne devamla: "İsterseniz şu ayeti de okuyun dedi: Meryem: "...Ben onu da soyunu da kovulmuş şeytandan sana sığındırırım" dedi (Al-i İmran, 36).
HadisNo : 518
Bakın Allah İsa'ya kıyamamış da ona kıyak geçmiş ama Muhammed'i bile şeytana dürttürmüş. Anlaşılan o ki Şeytan Muhammed'i kafasından dürtmüş.
Sıradaki hadise bayılıyorum yav... Şeytan ağzınızdan çıkan kelimelere göre ebat değiştiriyormuş meğer.
Fasıl : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Binme Ve Terkiye Alma
Ravi : Ebu`l-Müleyh
Hadis : Ravi, bir adamdan naklen demiştir ki: "Ben Resulullah (sav)`ın terkisinde idim. Hayvanın ayağı kaydı, Ben, "Kör şeytan!" demiş bulundum. Bana: "Böyle söyleme, zira böyle söylersen o büyür, hatta ev kadar olur ve "kendi gücümle onu yere attım!" der. Fakat sen: "Bismillah!" de, zira böyle söylersen o küçülür ve sinek kadar olur."
HadisNo : 3413
Şeytan ezan sesinden ossura ossura kaçar. Eğer ezan okunurken zaart diye bir ses duyarsanız Şeytan kaçıyor demektir. Yüzümüze gözümüze işşediği yetmiyor bir de ortamı kokutuyor pis Şeytan.
Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Ezanın Fazileti
Ravi :
Hadis : Müslim`in diğer bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Şeytan namaz için okunan ezanı işitti mi kaçar. Müezzinin sesini işitmemek için sesli sesli yellenir. (Ezan bitip müezzin) susunca geri döner ve vesvese verir. İkameti işittiği zaman, müezzini duymamak için gider, susunca geri döner ve vesvese verir."
HadisNo : 2434
Yav bu şeytan bırakmaz mı rahat bir uyuyalım. Gece uyuduğumuz odaya gelip ensemize düğüm atarmış bir de. (Artık nasıl oluyorsa)
Fasıl : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Gece Namazı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: Biriniz uyuyunca ensesine şeytan üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm yerine eliyle vurarak "üzerine uzun bir gece olsun, yat" dilediğinde bulunur. Adam uyanır ve Allah`ı zikrederse bir düğüm çözülür, abdest alacak olursa bir düğüm daha çözülür, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve böylece canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (içi kararmış) ve uyuşuk bir halde sabaha erer."
HadisNo : 3009
Yahu Şeytan tüm bunları yaparken Allah neden onu seyrediyor? Bu Allah dedikleri put ne işe yarıyor niye gelip kurtarmıyor bizi şu ossurukçu Şeytan'dan?
21 Mart 2009 Cumartesi
HADİSLERDE KADIN
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : "Ey Allah`ın Resulü!" dendi, "hangi kadın daha hayırlıdır?" "Kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden, nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadın!" diye cevap verdi.
HadisNo : 3298
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ümmü Seleme
Hadis :Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer."
HadisNo : 3294
Kadının arzusu isteyip istememesi hiç önemli değildir, kadın kocası çağırdığı an koşa koşa yatağa girmedilir
Fasıl : ORUÇ BÖLÜMÜ
Konu : İftarda Ta`cil
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "kadın, kocası varken izin almadan (nafile) oruç tutmasın." (Ebu Davud`un rivayetinde, "Ramazan dışında" ziyadesi vardır.)
HadisNo : 3203
Öyle ya hadi adamın canı çekti. Olmaaz.
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis :Bir başka rivayette: "kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler onu lanetler" denmiştir.
HadisNo : 3297
Erkek kadını isterse boşuyor. Bir kısıtlaması yok. Ama kadın erkekle eşit keyfilikte davranırsa sonsuza dek cehennemlik oluyor
Kadın erkeğin tapulu malıdır kocası ölse bile kadının evlenmeyip çocuklara bakması gerekir ki o kadın çok değerli olsun. Gerçi Muhammed Hatice öldükten sonra uçanı kaçanı nikahına almıştı ama o kadın değildi ne de olsa.
Fasil : BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ
Konu : Evlad Ve Akrabalara İyilik
Ravi : Avf İbnu Malik el-Eşcal
Hadis : Hz. Peygamber (sav): "Ben ve yanakları kararmış kadın kıyamet günü şu iki şey gibi yan yanayız. - Hadisi rivayet eden Yezid İbnu Zürey, baş ve orta parmaklarıyla işaret yaptı - O kadın ki, mevkii, makamı bulunan kocasından dul kalmıştır, (maddi imkanlarından başka) neseb ve güzelliği yerindedir. Bütün bunlara rağmen (evlenmez) ve yetimler büyüyünceye veya ölünceye kadar kendini onlara hasreder." (Hadiste geçen "yanakları kararmış kadın" tabiriyle Hz. Peygamber (sav) yetimlerim büyütmek gayesiyle süslenmeyi ve rahat yaşamayı terkeden, çektiği sıkıntılar sebebiyle cildi kararan dul kadını ifade buyurmuştur)
HadisNo : 174
Fasıl : TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ
Konu : Talak Hakkında Müteferrik Hükümler
Ravi : Sevban
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi kadın (çok ciddî) bir gerek yokken kocasına boşanma talebinde bulunursa, bilsin ki, cennetin kokusu kendisine haramdır."
HadisNo : 4083
Muhammed yürüyen ferc gibi görür. Kadın cinsel bir objeden öte değildir. Şeytan müminleri kadınla azdırır kadın erkekleri ayartır. Bu tarz bir bakışı olmasa "kadın"ı "şeytanın oltası"na benzetir mi?
Fasil : MEV`İZELER BÖLÜMÜ
Konu : Mev`izeler Hakkında
Ravi : Huzeyfe
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. kadın, şeytanın oltasıdır, dünya seugisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.]
HadisNo : 5373
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadına Bakma Hakkında
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "kadın avrettir, dışarı çıktı mı şeytan ona muttali olur."
HadisNo: 3443
Câbir lbn Abdullah anlatıyor:
- "Peygamber bir kadın gördü; hemen Zeyneb'e gitti. Ki Zeyneb o sırada bir derisini ovup işliyordu. Peygamber hemen cinsel ihtiyacını gördü. Sonra arkadaşlarının yanına çıktı. Ve şöyle konuştu:
- Kadın, şeytan biçiminde çıkar karşıya. Ve yine şeytan biçiminde dönüp gider. Bu nedenle sizden herhangi biriniz bir kadın gördü mü, hemen karısına gidip onunla yatsın. Çünkü bu (cinsel ilişki), o kişinin içindekini (kabaran şehvetini) söndürür."
(Bkz. Müslim, e's- Sahih, Kitabu'n-Nikâh/9-10, hadis no: 1403; Ebu Davud, Sünen, Kitabu'n-Nikâh/44, hadis no: 2151; Tirmizî, Sünen, Kitab'r-Rıdâ'/9, hadis no: 1158.)
Muhammed biraz kendine torpil geçmiş mehirsiz karı almak vb. şeklinde zaten bunlar bilinir ama biraz tuhaf bir çifte standart var. Bir kadın Muhammed'in yanında def çalıp şarkı söyleyebilir ama başka bir erkek bir kadına bakamaz bile
Fasıl : NEZİR (ADAK) BÖLÜMÜ
Konu : Taate Yönelik Nezir
Ravi : Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi
Hadis : Bir kadın (gelerek): "Ey Allah`ın Resulü! Ben senin yanibaşında def çalmaya nezrettim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Nezrini yerine getir!" buyurdular.
HadisNo : 5741
Fasıl : HACC VE UMRE BÖLÜMÜ
Konu : Haccda Niyabet
Ravi : İbnu Abbas
Hadis :Fadl İbnu Abbas (ra), Resulullah (sav)`ın terkisinde idi. Has`ame`den bir kadın birşeyler sormak istiyordu. Fadl, kadına, kadın da Fadl`a bakmaya başladı. Resulullah (sav) eliyle Fadl`ın başını öbür istikamete çevirdi. kadın: "Ey Allah`ın Resulü, Allah`ın kullarına yazdığı hacc farızası yaşlı ve ihtiyar babama ulaştı. Ancak o, bineğin üzerinde durabilecek halde bile değil. Ben ona bedel hacc yapabilir miyim?" dedi. Resulullah (sav): "Evet." dedi. Bu hadise, Veda Haccında cereyan etti.
HadisNo : 1553
Muhammed'e göre sokağa çıkarken koku sürünen kadın o...pudur.
Fasıl : ZİNET BÖLÜMÜ
Konu : Koku Ve Yağ
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her göz zanidir. Şurası muhakkak ki, kadın koku sürünür, sonra da (erkek) cemaate uğrarsa o da zaniyedir."
HadisNo : 2145
Kadın tecavüze de uğrarsa suçludur tahrik etmeyin tecavüz etmesinler kardeşim hem tecavüze uğrayan kadın hak etmiştir
Fasıl : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Zina Haddi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Hz. Ömer (ra)`e, zina yapmış olan deli bir kadın getirildi. (Recm edilip edilemeyeceği hususunda) halkla istişare ederek recmedilmesine hükmetti. kadına Hz. Ali (ra) uğradı. (Hazırlığı görünce): "Bunun hali nedir?" diye sordu. Kendisine: "Falanca kabileden deli bir kadındır, zina yapmıştır. Hz. Ömer (ra), recmedilmesine hükmetmiştir" dediler. Hz. Ali (ra): "kadını geri götürün!" dedi, sonra Hz. Ömer`e uğrayıp: "Ey müzminlerin emiri! Bilirsin ki, Resulullah (sav): "Kalem üç kişiden kaldırılmıştır (artık onlar yaptıklarından sorumlu değildirler): Buluğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan, şifa buluncaya kadar bunamıştan." Bu biçare kadın falanca kabilenin bunağıdır. Ona tecavüz eden, muhakkak ki akli noksanlığı sırasında tecavüz etmiştir" dedi. HadisNo : 1597
Bu rezillik değil mi? Tecavüz edilen bir mağduru öldürmeye kalkışmak alçakça değil mi?
13 Mart 2009 Cuma
MUHAMMED YAŞARKEN İNSANLARIN ONA BAKIŞI
2154 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Muhâcirler Medîne'ye geldikleri vakit ellerinde hiçbir şey yoktu. Ensar ise arazi ve akar sahibi kimselerdi. Her yıl mallarını, ürünlerinin yarısını onlara vermek, bunlar da çalışma ve bakım işlerini üzerlerine almak şartıyla anlaştılar. (Buhârî, Hibe 35; Müslim, Cihâd 70, (1771).
Görüldüğü gibi çoğu yoksul Müslümanların Medine’ye gelişiyle Medineliler evlerini paylaşmak da dahil bazı fedakarlıklar yapmış. Fakat Elmalılı’nın Nisa 78 tefsirinde anlattığına göre bir süre sonra kıtlık başlamış başta Muhammed’i pek şaşaalı karşılayanlar da başlamış bunun karşısında homurdanmaya. Muhammed’in gelmesiyle kıtlık olduğunu Muhammed’in şehre uğursuzluk getirdiğini söylemeye başlamışlar. Bu sırada homurtular artınca Allah Muhammed’in yardımına yetişir:
Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: 'Bu Allah'tandır' derler, bir kötülüğe uğrarlarsa 'Bu, senin tarafındandır' derler. De ki: 'Hepsi Allah'tandır'. Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar? (NİSÂ - 78)
Nisa 78’de Allah ansarı bir güzel azarlamış ve Muhammed kulunun prestijini kurtarmıştı. Hoş daha 5-6 yaşlarında bir çocukken kafasının üstünde bulut peydah olup çölde yürürken ona gölge yapardı ama şimdi Allah bir türlü iki üç bulut gönderip Medine’ye yağmur yağdırmamış gelenler de var nüfus artınca da kıtlık olmuştu.
Yalnız bir şey daha var Allah neden sıkıntı çektiriyordu öyle ya nasılsa onlar müminler. Allah’ın yardım etmesi gerekmez miydi? Yoksa Muhammed peygamber değildi de kazıklıyor muydu? Yok yok yapmaz ama ya yaptıysa. Bu sefer yine söylentiler ve huzursuzluklar başlar Allah yine nimet vermek rızıklandırmak yerine Medineliler’i uyarmayı seçer. Daha doğrusu Muhammed buna da bir kılıf bulmuştu:
Biz hangi kente (ülkeye) bir peygamber gönderdikse, ora halkını, yalvarıp yakarsınlar diye, darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.( A'RÂF - 94)
Bir zaman sonra İslam palazlanıp güçlendi ve Muhammed etrafında topladığı eli kılıçlı mücahitlerle vurguna ve yağmalamaya başladı. Savaşla karınlarını doyuran Müslümanların başındaki Muhammed savaşlarda fiilen vuruşmasa da ganimetten aslan payını kapıyordu (%20 ya da beşte bir) Peki bu adamlar savaşmasa Muhammed böyle kazanabilir mi? Hayır. Bunu ileri sürdüklerinde ya da Muhammed’in kendilerine borçlu olduğunu düşündüklerinde gene Allah yetişiyor imdadına sevgili habibinin ve:
Müslüman oldular diye seni minnet altında bırakmak isterler; de ki: 'Müslüman olmanızla beni minnet altında tutmayın, hayır; eğer doğru kimselerseniz, sizi imana eriştirmekle Allah sizi minnet altında bırakır.'(HUCURÂT - 17)
İşte böyle karşılıklı çıkar ilişkisi içinde bu tiyatro güzel güzel işliyor para pul için, sırtına çul için yatağına avrat ve emrine köle için vuruşanlar peygamber için ölmeye hazır kahraman mücahitleri Muhammed’de rahmet olarak gönderilen değerli elçiyi oynuyor ama ne zaman bu tiyatro oyunu bozuluyor? Müslümanlar sıkı durun hayalleriniz yıkılabilir. Çünkü hadis Kütübü Sitte’den hem de Buhari hadisi:
2152 - Cübeyr İbnu Mut'im (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) Huneyn dönüşü yol alırken bedevîler ısrarla (ganimetin taksimini) taleb ediyorlardı. Öyle ki bir ara, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bir semure ağacına doğru sıkıştırdılar ve ridasını kaptılar. Bunun üzerine durup şunu söyledi: "Ridâmı verin, şu taşlar sayısınca koyun olsa, ben yine de onu aranızda taksim ederdim. Ve sonra görürdünüz ki, ben ne cimriyim, ne yalancıyım, ne de korkağım."(Buhârî, Cihâd 24, Humus 19)
Para pul konusuna gelince itaatli kullar ne Allah dinliyor ne de peygamber. Adamı tartaklıyor ağacın altında sıkıştırıyor ve hatta elbisesini (ridasını) yırtacak kadar hırpalıyorlar. Ve Muhammed adamları ganimeti paylaştıracağını söyleyerek yatıştırıyor ki bunu yapmazsa canından olması işten değil. Allah’ın habibi Muhammed’ül Emin’e ne saygısızlık bu böyle.
Muhammed zamanında Museylime ve Tuleyha gibi peygamberlerin ve onlarında para pul için vuruşan savaşçılarının olduğunu anımsatırım içlerinden birisi galip gelecek ve Arapları bir çatı altında toplayacaktı. Museylime olmaz Muhammed olur. Farkı nedir ki? Bu İslami kaynaklardan edinilen bilgiler gösteriyor ki Muhammed asıl öldükten sonra tam anlamıyla peygamber oldu.
27 Şubat 2009 Cuma
İSLAM'DA RECM
Bakın İslamiyet'in en muteber kaynaklarından Müslim'de ne buluyoruz, bakalım Ömer caminin minberinde ne söylemiş:
"Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)'i hak ile göndermiş ve O'na Kitab'ı indirmiştir. Recm ayeti de O'na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık". Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp "Biz Allah'ın kitabında recmi bulamıyoruz" der ve Allah'ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah'ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır" (Müslim, Hudûd, 15).
Yani recmi emreden ayet varmış ama Kuran ağaç kabuğu, taş, tahta, deve kemiği, deri gibi şeylerin üzerine yazıldığı için bu ayet kaybolmuş sonra bunlar toplandığında recm ayeti yazılı olarak bulunamamış bu yüzden de eklenmemiş ama Ömer de dahil bir çok sahabi böyle bir ayetin varlığından söz ediyor. Gördüğünüz gibi Ömer "Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık." diyor ve buna hiç kimse itiraz etmiyor.
Bu ayet ezberinde ama yazılı olarak bulunamamış. Bunun üzerine şunu söylüyor Ömer: "Eğer insanlar, Ömer Allah'ın Kitabına ilave yaptı demeyecek olsalar, "ihtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ettikleri..." ifadesini Mushaf'ın haşiyesine yazardım" (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/1978, IX, 37).
Burada ihtiyar'ın "yaşlı" anlamında olduğunu sanmıyorum. 20 yaşında biri zina ederse recm uygulanmaz da 60 yaşında biri zina ederse recm mi uygulanır? Tabii ki öyle değil. Burada ihtiyar "aklı başında" (deli olmayan) anlamında. Hani nasıl irade dışını "gayrı ihtiyari" diye tarif ediyoruz işte bu ordaki ihtiyar. Burada küçük bir çeviri hatası var. İhtiyar yerine aklı başında denmesi daha doğru olurdu ama İslamcılar kaynakları çarpıttığımı iddia etmesin diye ben de ihtiyar yazdım.
İşte Ömer ve sahabeler de şu an benim davranışımdaki neden gibi Kuran'a ezberlerinde olan bu ayeti eklememişler. Peki Muhammed recm uygulattı mı? Elbette İslami kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre halifenin bu şekilde konuşması bile yeterli ama yine de en güvenilir kaynaklara bir bakalım.
Ebû Hureyre ile Zeyd b. Halid el-Cühenî (r.anhumâ)'dan nakledildiğine göre, zina eden kadının kocası ile, zina eden işçinin babası Resulullah (s.a.s)'e başvurarak bu konuda "Allah'ın kitabı" ile hüküm vermesini istemişlerdir. Işçinin babası şöyle dedi:"Benim oğlum bu adamın yanında işçi idi. Onun hanımı ile zina etti. Bana, oğlum için recm gerektiği haber verildi. Ancak ben onun adına yüz koyunla bir cariye fidye verdim. Bu arada bilenlere danıştım, (oğlum bekâr olduğu için) ona yüz değnekle bir yıl sürgün cezası, bunun karısına ise recm cezası gerektiğini haber verdiler". Bunun üzerine, Hz. Peygamber şöyle buyurdu:Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, aranızda Allah'ın kitabı ile hükmedeceğim. Cariye ve koyunlar geri verilecek. Oğluna yüz değnekle bir yıl sürgün gerek. Ey Üneys, sen de bu adamın karısına git. Eğer zinasını itiraf ederse, onu recmet". Üneys kadına gitmiş ve kadın suçunu itiraf etmiş, Hz. Peygamber'in emri üzerine de recmedilmiştir (Müslim, Hudûd, 25; Buhârî, Hudûd III, 38, 46, Vekâlet,13)
Buyrun işte hem Buhari'de hem de Müslim'de bu hadis var.
Bir hadis daha:
Mâiz b. Mâlik, Hz. Peygamber'e gelerek "Beni temizle" dedi. Hz. peygamber "Yazık sana, çık git, Allah'a tövbe ve istiğfar et" buyurdu. Mâiz, pek uzaklaşmadan geri döndü ve "Ey Allah'ın Resulu! Beni temizle" dedi. Hz. Peygamber aynı sözlerle üç defa daha geri gönderdi. Dördüncü ikrarında "Seni hangi konuda temizleyeyim?" diye sordu. Mâiz; "Zinadan" dedi. Hz. Peygamber "Bunda akıl hastalığı var mıdır?" diye sordu. Böyle bir rahatsızlığı olmadığını söylediler. "Şarap içmiş olabilir mi?" diye sordu. Bir adam kalkıp içki kontrolü yaptı. Onda şarap kokusu tesbit edemedi. Hz. Peygamber tekrar "sen zina ettin mi?" diye sordu. Mâiz "Evet" cevabını verdi. Artık emir buyurdular ve Mâiz recmedildi. Recimden sonra onun hakkında sahabiler iki kısma ayrıldılar. Bir bölümü Mâiz'in helâk olduğunu, başka bir grup ise onun en faziletli tövbeyi yaptığını söylediler. Bu farklı yaklaşım üç gün sürdü. Daha sonra yanlarına gelen Resulullah (s.a.s) "Mâiz b. Mâlik için dua edin" buyurdu. "Allah Mâiz'e mağfiret eylesin" dediler. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi" (Müslim, Hudûd, 22; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VII, 95,109; ez-Zeylaî, Nasbu'r-Râye, III, 314 vd.)
Yine bu hadisin de Müslim gibi muteber bir kaynakta geçtiğine dikkatinizi çekerim. Aynı zamanda Muhammed'in "Bunda akıl hastalığı var mıdır?" sorusu da kayıp Kuran ayetindeki "ihtiyar" kelimesindeki çeviri hatasını gösteriyor.Bu kelime "aklına malik" diye çevrilseydi o zaman doğru olurdu. Ne yazık ki İslamcılar ve ilahiyatçıların bilgili olanları konuyu eşelememek için cahil olanları bilinçsizlikten bu işin üstüne düşmüyor ve hatayı düzeltmek de doğru düzgün Arapça bile bilmeyen bir Ateiste düşüyor. Herhalde dine yaptığım bu hizmetlerden dolayı İslamcılar yakında bir ödül verecektir.