30 Kasım 2009 Pazartesi

İSLAM'A GÖRE TEVRAT VE İNCİL DEĞİŞTİRİLDİ Mİ?

Şayet bir insan Müslüman ise "Tevrat ve İncil tahrif edildi, değiştirildi." diyemez. Tevrat ve incil değiştirildi, diyen Kuran'ı inkar etmiş olur. Oysa bir Müslüman Kuran'ın tek bir ayetini bile reddetmemeli. Bunu ben mi uyduryorum? Hayır, bunu Kuran diyor:

"...Şimdi siz Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise böyleleri azabın en şiddetlisine itilir. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir." (BAKARA SURESİ: 85)

Şimdi gelelim Kuran'a göre İncil ve Tevrat'ın tahrif edilip edilmediğine. Bir kere İncil ve Tevrat şayet tahrif edilse değiştirilse idi bu Kuran'da yazmaz mıydı? Yazardı elbette ama böyle bir bilgi Kuran'da var mı? Yok! Pekiyi İncil ve Tevrat'ın Allah kelamı olduğunu söyleyen ve onları Kuran'la eşdeğer gören ayetler var mı? Var! Şu halde bir Müslüman'ın İncil ve Tevrat değiştirilmiştir demesi küfre düşmesidir. Ve bu iddiada bulunanlar "azabın en şiddetlisine" itilecektir. Fazla uzatmayalım gelsin kanıtlar:

"O, sana Kitap'ı, önündekileri tasdikleyici olarak hak bir yoldan indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti." (ALİ İMRAN SURESİ : 3 )

İşte Al'i imran suresi ayet üç ortada. Kuran'a göre Allah Kuran'ı Tevrat ve İncil'i tasdikleyici olarak indirmiş. Buyrunuz işte sure işte ayet bitti mi? Hayır! Devam edelim...

İsa'nın şöyle dediği de Kuran'da yazar:

"Tevrat'tan önümde bulunanı doğrulayıcıyım. Size haram kılınmış olanın bir kısmını size helal yapacağım. Rabbinizden bir mucize getirdim size. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin!" (ALİ İMRAN SURESİ : 50)

"Ardından o peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Tevrat'tan yanında bulunanı doğruluyordu. Ona İncil'i verdik. Hidayet ve ışık vardı onda. Tevrat'tan yanında olanı tasdikleyici idi. Doğruya ve güzele kılavuzdu, takvaya sarılanlara bir öğüt." (MAİDE SURESİ : 46)

Allah Tevrat değiştirildiği bozulduğu ya da tahrif edildiği için İncil'i indirmemiş. Neden İncil'i indirmiş? Tevrat'ı doğrulayıcı olarak indirmiş. Devam edelim...

De ki: "Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O'na teslim olmuşlarız." (ALİ İMRAN SURESİ : 84)

Muhammed'e İncil ve Tevrat'a da iman ettiği söyletiliyor. İşte ayet ortada. Devam edelim...


Tevrat indirilmeden önce İsrail'in kendi nefsine haram kıldığı şeyler dışında tüm yiyecekler İsrailoğullarına helaldi. Onlara de ki: "Tevrat'ı ortaya getirin; doğru sözlü iseniz onu okuyun." (ALİ İMRAN SURESİ : 93)

Kuran'da Tevrat'ın hakemliğine başvurulması öğütleniyor. Hiç Tevrat değiştirilmiş olsa Allah bunu söyler mi? Devam edelim...

"Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var..." (MAİDE SURESİ : 44 )

Bilmem bu ayet için bir şey demeye gerek var mı.

De ki: "Ey Ehlikitap! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni tam uygulamadıkça hiçbir şey değilsiniz." Rabbinden sana indirilen, onlardan birçoğunun küfür ve azlığını elbette artıracaktır. Küfre batan topluluk için tasalanma artık. (MAİDE SURESİ : 68)

Hiç Tevrat ve İncil değiştirilmiş olsa bu ayet olur muydu?

"Sırtlarına Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kutsal kitap parçaları taşıyan eşeğin durumuna benzer. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Allah, zulme sapmış bir topluluğu doğruya ve güzele ulaştırmaz." (CUMA SURESİ : 5)

"İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapıkların ta kendileridir." (MAİDE SURESİ : 47 )

Pekiyi neden İncil ve Tevrat'ın tahrif edildiği iddia edilir? Çünkü Bu üç din arasında çelişkiler vardır. Örneğin Hıristiyanlıkta şarap günah değildir, domuz eti yenilebilir vs. İşte bu çelişkiyi örtbas etmek için bazı Müslümanlar Tevrat ve İncil'in tahrif edildiğini iddia eder ve anında dinden çıkarlar.

06 Ekim 2009 Salı

TAHRİM SURESİ

Tahrim Suresi:
Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Tahrim Suresi, 1)
Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Allah, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tahrim Suresi, 2)
Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, O da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: "Bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi" demişti. (Tahrim Suresi, 3)
Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel); çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun mevlasıdır; Cibril ve mü'minlerin salih olan(lar)ı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler. (Tahrim Suresi, 4)
Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı Müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler' verir. (Tahrim Suresi, 5)
Aslında bu Tahrim suresi üzerine yorum yapmaya bile gerek yok. Durumun tam bir kepazelik olduğu sadece surenin ilk beş ayetini okuyunca ortaya çıkıyor. Muhammed karılarıyla bir anlaşmazlık yaşıyor ve karılarıyla yaşadığı bu anlaşmazlık sonucu hoop hemen gökten ayet iniyor ve Allah melekleriyle ve Müminlerle beraber Muhammed’in arkasında olduğunu söylüyor ve o sizi boşarsa ben ona avrat da bulurum, diyor. Koskoca Allah’ın başka işi kalmadı Muhammed’in karılarını azarlıyor hem de sizi boşarsa ben ona başka karı veririm diyor.
Peki nedir mesele bu ayetlerin iniş sebebi nedir? İki rivayet vardır biriyle ilgili olarak Elmalılı tefsirinde şunu diyor:
“Hz. Peygamber'in hanımlarından birinin yanında bir bal şerbeti içmiş olmasından dolayı diğer hanımların söz birliği ederek, magafir (kötü kokulu bir ağaç zamkı) kokuyor diye latife yapmaları üzerine peygamber'in bir daha bal şerbeti içmemeye yemin etmiş olmasıdır.Buhari'de Hz. Aişe'den rivayet edilen şu hadis vardır :

Resulullah Zeyneb'in yanında bal şerbeti içer ve onun odasında daha fazla dururdu. Ben ve Hafsa, peygamber hangimize gelirse "Magafir mi yedin ? Senden magafir kokusu alıyorum" diyelim diye konuştuk. Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurdu ki "Hayır Zeyneb'in yanında bal şerbeti içmiştim, öyle ise daha da içmem, işte yemin ettim. "Bunu kimseye söyleme”
Bunun üzerine o denli bir anlaşmazlık çıksın da Muhammed karılarını boşamakla tehdit etsin de ayet insin Allah ve melekleri Muhammed’in arkasında vs. desin. Hadi canım, çok inandırıcı(!) Fakat bir rivayet daha var. Kimi kaynaklarda bu da geçer, her ne kadar Müslümanlar bu ikinci inanmak istemeseler de asıl neden işte budur, Muhammed’in bir düzine karısı var her gün biriyle yatıyor. Bir gün sıra Ömer’in kızı Hafsa’dayken Muhammed Hafsa’yı evde bulamıyor ve burada ben susuyorum bir İslam alimi konuşuyor, bakalım Taberi ne diyor:
“Gün, Muhammed'in hanımlarından Hafsa'nın günüydü. O gün Muhammed, Hafsa'yla cinsel ilişkide bulunmak üzere kalkıp evine gider. Ama Hafsa'yı evde bulamaz. Tam o sırada, bir zamanlar, Mısır Mukavkısı'nın kendisine armağan ettiği cariyelerden Mariya çıkagelir. Muhammed, cariyeyi Hafsa'nın yatağına atar ve işini görmeye başlar. Muhammed'in, cariyesiyle yatması doğaldır. Kur'an da, hanımlarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak verilmiştir. (Bkz. Ahzab Suresi, ayet: 50, 52.) Ne var ki cariyeyle özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızının, Hafsa'nın yatağında beraber olmaktadır . İşte bu olağan değildir. Terslik bu ya, o sırada, Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed'in Mariya ile ilişkisini görünce büyük tepki gösterir: - "Tann Elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle birşey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!"
Sonra Muhammed'le Hafsa arasında şu konuşma geçer: - "Hafsa! Marya'yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan hoşnut olur musun? - Evet!

Muhammed: "Vallahi Billahi Mariya ile bir daha yatmayacağım!"
Muhammed hemen ant içmiştir. - Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı? - Tamam! Ne var ki, Hafsa bu durumu Aişe'ye anlatır. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 28/102.)
Muhammed bir süre sonra karılarının tavırlarındaki değişiklik nedeniyle Hafsa’nın bunu Ayşe’ye anlattığını anlar. Bunun üzerine de karılarını tehdit eder. Olay bu kadar basit. Bugün bir milyardan fazla insanın iman ettiği bir dinin kutsal(!) kitabındaki şu kepazeliğe bakın. Karısını aldatan Muhammed ama azarlanan ayıplanan Muhammed değil de Muhammed’in karıları. İnsanın cinsel hayatını bile böyle herkese okunan bir kitapta söz konusu etmesi için bilmiyorum ne olması lazım. Ah benim Müslüman kardeşlerim ah, ne var biraz şu Kuran’ın Türkçesini okusanız…

30 Ağustos 2009 Pazar

ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLEN RESULULLAH

İslam’da Kuran’dan sonra en değerli kaynak nedir? Buhari Hadisleri. İslâm’da Buhari hadislerinin en güvenilir kaynak olduğunu tartışmak abesle iştigaldir. Bakalım sahih bir hadise göre Resulullah hazretleri çobanını öldürüp devesini çalmaya çalışan hırsızlara ne ceza vermiş?

Fasıl : KİTÂBÜ`L-VUDÛ`
Konu : Kısas
Ravi : Enes b. Mâlik
Başlık : HÂRRE VAK`ASI
Hadis : Şöyle demiştir: Ukl veya Ureyne kabîlelerinden bâzı kimseler (Medîne`ye) geldiler. (Tutuldukları) mîde ağrısından (veya istiskâ hastalığından) dolayı Medîne`de ikâmet etmek istemediler. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Beytü`l-mâl-i Müslimîne âid) sütlü develerin bulunduğu yere gidip develerin bevillerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. (Oraya) gittiler. Sıhhat bulunca Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`in çobanını öldürüp ve develerini önlerine katıp götürdüler. Bu haber sabah vakti geldi. (Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem) arkalarından (adam) koşturdu. Gün yükselince herifleri getirdiler. (Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem kısâs olarak) ellerinin, ayaklarının kesilmesini emretti. (Bu cânîlerin) gözleri de oyulup Harre (denilen yere) atıldılar ki (ölünceye kadar) su istediler de kendilerine su verilmedi.
HadisNo : 172

Şimdi burada adamlar çobanı katletmiş elbette öldürülmeleri kısas gereği denilebilir. Fakat Muhammed bu işi kalplerine kılıç saplayarak ya da başlarını kestirerek yapabilirdi. Kollarını ve ayaklarını kestirip gözlerini oydurup güneşin altında ölüme terkedilmeleri nasıl bir insafa sığar? Her nedense davranışlarını hadislere göre ayarlayan ( Mesela günde 5 vakit namaz hadis üzeredir. Kuran’da namaz günde üç vakittir) hadislere uygun yaşayan Müslümanlar bu tarz işlerine gelmeyen hadisleri büyük bir rahatlıkla reddedebiliyorlar. Ama “yok yok” demekle yok olmuyor işte. Artık 21. yüzyıl kafası 21. yüzyıl aydınlanması bir şeyleri değiştiriyor internetin de sayesinde dinlerdeki vahşeti ve pisliği gören insanların sayısı gün geçtikçe artıyor Turan Dursun öldü ama ardından binlerce Turan Dursun yetişti. Dinler tarihin çöplüğünü boylayacaktır bloğumda sildiğim küfürlü mesajlar da can çekişen bir dinin inanırlarının ağzından çıkan son feryatlarıdır. Devam edin küfürlerinize bu ancak beni daha da motive edecektir.