25 Eylül 2014 Perşembe

YETER ARTIK BİR SUS!



“Mısır'da, halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanı darbeyle indirilirken, verdikleri oyun hesabını sormak isteyen binlerce masum katledilirken, Birleşmiş Milletler de demokratik ülkeler de bunu sadece izliyor. Ve bu darbeyi yapan kişi meşrulaştırılıyor. Eğer demokrasi diyorsak sandığa saygı duyalım. Yok demokrasi değil de darbeyle gelenleri savunacaksak o zaman bu BM niye var diye merak ediyorum.” Erdoğan’ın bu sözleri Mısır’la aramızda kriz çıkarmaya yetti de arttı bile. Önce Mısır’dan Erdoğan’a tokat gibi bir yanıt geldi: “Türkiye Cumhurbaşkanı'ndan bu tür yalan ve iftiraların gelmesi şaşırtıcı değil. Kendisi terörist gruplara politik ve finansal destek vererek Orta Doğu'da kaos yaratmaya ve bölünmeyi yaygınlaştırmaya çok hevesli. Bölge halklarının refahını yok etmek ve kendi kişisel ihtiraslarına ulaşmak için terör örgütlerini barındırıyor.” Ayrıca Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Mısırlı meslektaşı Samih Şükri ile New York'ta görüşmesi planlanıyordu. Erdoğan'ın konuşması sebebiyle Mısır iki ülke dışişleri bakanlarının görüşmesini iptal etti. Ortada adamakıllı bir sebep yokken Mısır’la düşman oluşumuz yetmiyormuş gibi Erdoğan bu sözlerle resmen kendi bacağına kurşun sıkıyor. Gelin şu sözlere bir bakalım.

Erdoğan “verdikleri oyun hesabını sormak isteyen binlerce masum katledilirken”diyor. Senin ülkende hiçbir masum katledilmezse bu lafı dersin anlarım; ama sen camdan bir evde oturuyorsan başkasının evine taş atamazsın. Atarsan da sonuçlarına katlanırsın. O taşın geri dönüşü çok sert olur. Sen burda Gezi Parkı protestoları sırasında 10 kişiyi öldürttün ( Önce 7 kişiydi ama dil kanseri olan genç, Berkin Elvan ve Ali İsmail daha sonra öldü onlarla ölü sayısı 10’a yükseldi. ) Tam rakamı bilemiyoruz ama kesin olan şu ki 10 binden fazla insan yaralandı, 91 kafa travması yaşandı, 11 kişi gözünü kaybetti… Ne için? Haklarını aradılar. Verdikleri oyun hesabını sordular, gölgelerinde dinlendikleri ağaçların kesilmesini istemediler. Haftalarca Mısır’dan beter olduk. Acımadın, en acımasız şekilde üstümüze saldırdın. Daha ilk günlerde Erdoğan müthiş bir korkuya kapıldı ve adeta aklını yitirmiş gibi şiddete başvurdu. 21. yüzyılda hiçbir Başbakan’ın kendi halkına reva göremeyeceği gayrı meşru yollara başvurdu ve daha ilk 15 günde 150.000 adet gaz bombası atıldığı, 3.000 ton su sıkıldığı, OC Gas, CS Gas ve CR Gas olmak üzere 3 çeşit gaz sıkıldığı, göz gibi hassas organlarda kalıcı hasarlar verebilen FN-303 adlı silahtan göstericileri boyamak için ‘bizmut’ içeren kapsüller atıldığı ortaya çıktı. Yalnız şunu hatırlatayım: Bu sadece ilk 15 günün bilançosu. Biliyorsunuz ki gösteriler günlerce sürdü. Üstüne Erdoğan hiç utanmadan şunu dedi: “İçişleri Bakanıma 24 saat içinde AKM’yi ve Cumhuriyet Alanı’nı temizleyin dedik. Şimdi soruyorlar ‘Polise talimatı kim verdi?’ diye. Polise talimatı ben verdim. İşgal kuvvetlerini mi izleyecektik?” hiçbir utanma sıkılma emaresi göstermeden kendi vatandaşlarına işgal kuvvetleri diyecek seviyede biri başbakan olsa ne yazar cumhurbaşkanı olsa ne? Her şeyden önemlisi önce insan olmaktır. Bir hiç uğruna, saçma sapan bir sidik yarışı için “Bana ne, bana ne! Benim dediğim olacak işte!” inatlaşması yüzünden insanlar ölürken, yaralanırken başını yastığa koyup uyudun, rahat rahat uyudun. Vicdanın sızlamadı, gerçi sızlaması için vicdanın mevcut olması lazım. Bu detayı atladık sanki. Var demiyorum, yok da demiyorum. Şunu diyorum bir insanda vicdan olup olmadığı o insanın davranışlarıyla belli olur. Artık varın kararı siz verin. Sus Erdoğan, sus konuşma! “Masumlar katledildi” deme. Sen sadece seni protesto edenleri değil sana oy veren masumları da katlediyorsun. Tuzla’daki tersanede, Mecidiyeköy’deki inşaatta… 8-9 gün geçmeden daha Mecidiyeköy’de ölenlerin kanı kurumadan Kartal, Esenyurt, Kırşehir, Zonguldak ve Konya‘daki inşaatlarda bir gün içinde 5 kişi öldü. Soma’daki madende, 665 kişiyi katlederek rekor kırdın. Sus Erdoğan, sus! Allah aşkına konuşma, masumları katlediyorlar, deme sus!

Gelelim tekrar Mısır’a. Mısır’da bir darbe oldu, evet ama bu Mısır’ın iç sorunu sen önce kendi demokratikleşmene bak sonra Mısır’a hönkür. Ayrıca darbe konusunda bu kadar hassas isen darbeyle işbaşına geçen Ömer el Beşir’i neden devlet töreniyle karşılıyorsun? Masumların ölmesini çok önemsiyorsan neden bir soykırım suçlusunu Türkiye’ye getirtiyorsun? Birleşmiş Milletler'e göre, Ömer Beşir’in suçlu olduğu soykırım sırasında Sudan’da 300 bin kişi öldürüldü ve 2 milyon 700 bin kişi de evsiz kaldı. Darbeci değilsen neden 12 Eylül darbesinin ürünü zorunlu din dersi saçmalığını devam ettiriyorsun? Erdoğan sus, sus Erdoğan, sus konuşma Erdoğan! Ağzını açtığın gibi kriz çıkarıyorsun. Türkiye’yle Suriye’yi savaşın eşiğine getirdiğin yetmedi, Gezi Parkı protestolarıyla Türkiye’de iç savaş çıkarıyordun; o da yetmedi şimdi de Mısır’la ilişkileri geriyorsun. Erdoğan sus, sus artık, sus! Sadece kendine zarar versen iyi. Yeter artık, yeter zarar verdin herkese, her şeye sus Erdoğan, sus!

Hiç yorum yok: